SİHİRLİ GERİLLA UYGULAMASI – SRİ LANKA
Sri Lanka’dan Harry Potter için yapılan çok iyi bir gerilla uygulaması. Kötü çekim ama ana fikri anlamak için biraz izlemek yeter. Adsoftheworld’ten
Sri Lanka’dan Harry Potter için yapılan çok iyi bir gerilla uygulaması. Kötü çekim ama ana fikri anlamak için biraz izlemek yeter. Adsoftheworld’ten

Hani kendine benzer düşüncede insanların bulunması zordur ya her zaman. İşte Likemind bunun için, harika bir organizasyon. Dünyada başlayan bu benzer fikirli insanların buluşma olayı, Özgür ve Alemşah’ın ev sahipliği ile İstanbul’ a da taşındı. Ve belki ileride buradan diğer şehirlere sıçrayacak. Her ayın 15′inden sonraki ilk cuması sabah 8.30′da Kanyon’da bulusuyoruz. Benzer düşüncede insanlar ile tanışma, yeni fikirler yaratma ve paylaşma imkanını değerlendiriyoruz. Şiddetle tavsiye ediyorum, o kadar sıcak insanlar, muhabbetler ve fikirler varki imkanınız varken kaçırmak kendinize haksızlık olur. Ben bu fotoğraflardaki insanların hepsini bu organizasyon sayesinde tanıdım ve çok memnun oldum. Darısı başınıza…
http://youtube.com/v/w9yEQed_OO8
Bana Muhammad Yunus’un “Banker to the Poor” kitabını anımsattı. Hayatımı değiştiren kitaplardan bir tanesi olan “Fakirin Bankacısını” bir günde iki defa okumuştum. Benzer bir mantıkla, Bangledeş’in en fakir ve cahil kısmındaki insanlara mikro-kredi vererek iş sahibi olmalarını amaçlamış ve başarılı olmuş, Bangledeşli bir köylü çocuğunun gerçek hikayesi. Muhammad Yunus 2006 Nobel Barış Ödülü dahil bir çok ödülü, 1983 yılında Grameen Bank’ı kurmasına ve ilk olarak kendi cebinden 42 kişiye toplam 27 dolar borç vermesine bağlı. İşte o banka, bugün 2.4 milyon fakir aileye 3.8 milyar dolar kredi veren dev bir kuruma dönüştü. Yeni bir metodolojiye dönüşen bu düşünce Türkiye dahil Dünyanın 100′e yakın ülkesinde uygulanır hale geldi.
Bu iki düşünce birbirinin tersi gibi gözükse de aslında özünde aynı. Ve amaçları farklı olsa da “Çocuk Girişimcileri Destekleme” bir gün bütün bankaların bir hizmeti haline gelebilir, tüm dünyada…
NOT: BU YAZIYI YAZDIKTAN SADECE İKİ SAAT İÇİNDE GARANTİ BANKASININ BANA ULAŞARAK, FİKRİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ, DEĞERLENDİRMEYE ALINMIŞTIR DEMESİ BENDE ŞAŞKINLIK VE HAYRANLIK UYANDIRMIŞTIR.

İnteraktif tasarım firması IconNicholson müşterilerinin dükkandaki kıyafetleri sanal olarak denemesine olanak veren yeni bir aynanın testlerini yapıyor. Üstelik ayna kamera vasıtası ile internete de bağlı. Böylece arkadaşlarınıza beğenip beğenmediklerini gerçek zamanda sorabiliyorsunuz. İşte ben erkekler için hayatı kolaylaştırmak ( lifehacking ) diye buna derim. Sabırsızlıkla bekliyoruz… KAYNAK
Amerikadaki fast-food restoranı California Tortilla’nın müthiş yenilikçi reklamı şöyle: Kasiyeri taş, makas, kağıt oyununda (hani var ya elle oynanan, taşın makası kırdığı, makasın kağıdı kestiği, kağıdın taşı kapladığı oyun) yen, Anında 1 dolar indirim kazan. Çok yaratıcı ve zekice buldum. İşletmeyi oyuna dönüştürmek bu olmalı. Kaynak
Google benim hayatımın önemli bir parçası. Hayatımı mümkün olduğunca verimli kullanmama yarayan bir sürü hizmetlerin toplamı. Dünyada en fazla beğendiğim marka. Eğer dünyada tek bir marka seçme hakkım olsaydı, kesinlikle Google’yi seçerdim. Coca-Cola yerine Pepsi içebilirim, Windows yerine Linux kullanabilirim ama Google yerine bir şey koyamam. Arama motorunu bir kenara koyarsak, öncelikle okuduğum blogları organize etmeye yarayan Google Reader, Youtube, Google Earth, notlarımı aldığım Notebook, Blogger, Gmail, Takvim, Google Talk, resim düzenleyici Picasa en bilinenleri. Aslında kitap, blog aramadan patent aramaya, haber edinmekten online alışverişe yarayan onlarca daha hizmeti var. Ben Google’yi nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin kalın bir kitap da okumuştum. Gene bugün Google’ nin en ücra, kenarda kıyıda kalmış köşelerinde gezerken tam işime yarayacak bir servis diye düşündüğüm şu linke tıkladım: Tebrikler GOOGLE.
Şu Mini-Cooper Kütahya Porselen yapsa daha güzel olur herhalde. Ama Vos-Vos’un şaheser niteliğindeki tasarımına diyecek bir kelime bulamıyorum.
Kaynak
Askerliğimi yaptığım Siirt’ten bir tatlıcı tabelası. Tasarımı yapan zat, şöyle düşünüyordu herhalde: Mc Donald’s M’sinin üzerine Pegasus’u yapıştırdıkmı tamamdır. “Önce biz vardık” Mc Donalds’a bir taş mı acaba?

Bizim salona uygun bir ampül. Sanırım ileride evim bi acayip olacak…
Bu tasarım harikası masanın, aşağıdaki koltuğa iyi bir takım olacağı kannatindeyim.
Kim yapmışsa helal olsun. Çok akıllıca, Türkiye’ye getirilesi bir koltuk türü.
Killerinnovations’a göre 2015′e kadar ABD’den 3.3 milyon Batı Avrupa’dan 1.2 milyon iş üçüncü dünya ülkelerine doğru kayacak. (Call-center, mavi yakalı işler vs.) Artık işsizlik gelecekte gelişmemiş ülkeler için mi sorun olacak? Gizli el gerçekten adil olmaya mı başladı?

Gerçekten alkışlanası bir fikir. Yazıda “futbol her yerde güzeldir ama ESPN kanalında daha güzeldir” yazıyor. Ben adsoftheworld’de gördüm bu fikri ama iyifikir de bunun Türkiye versiyonunu bizim alışveriş merkezlerinden birinde Gilette reklamı olarak yakalamış. Tebrikler…