Öyle Bir Dünya Yok!

Dün Tivibu lansmanında dikkatimi çeken bir şey vardı. Biz teknolojiyi önden takip eden kişiler herkesi kendimiz gibi sanıyoruz. Dev şirketlerin ürettiği ürünleri sadece bizim için üretildiği yanılgısı içerisindeyiz. Aşağıda isim vererek birkaç eleştiriden  bahsedeceğim. Amacım tartışma başlatmak değil, düşüncelerimi söylemektir,  zaten eleştiri yapanların hepsi arkadaşım:

Tivibu şu anda Mac’de çalışmamasına eleştiriler geldi. (Ben de elimde Mac’imle takip ediyordum toplantıyı )Olcayto dedi ki hatta: “Biz baya kalabalığız yalnız.” Ya nasıl kalabalığız.Düzeltme: Olcayto’nun yorumunu yanlış anlamışım, yorumu başka bir cümle içinmiş. (Demek istediğim Olcayto’ya değil, Mac için program olmamasına gelen eleştirilere) O odada belki Mac kullananların oranı %50- 60′tır. O odanın dışına çıkın, Türkiye’de Mac kullananların oranı nedir acaba?

Sunipeyk Tivibu’nun reklamı için dedi ki: Reklamındaki çocuklar öyle bilgisayarları başında toplanıp video izlemiyorlar, hepsi cayır cayır torrent, rapidshare’den indiriyorlar. Hangi reklam şirketi çektiyse o reklamı…
Ya nasıl indiriyorlar, biz herkes torrentlerden Lostlar, Flashforwardlar indirip herkes bilgisayarlarında bunları izliyor zannediyoruz. Böyle bir dünya yok! Bu dünya Friendfeed, Likemind çevresinde, genellikle iyi ingilizce bilen, yüksek tahsilli çevrede. Bu çevrenin dışına çıksan…

Türkiye Dünya’da en fazla online video izleyen ülkerlerin başında geliyor. Facebook’u bile video sitesi olarak kullanıyoruz. Eğer bu ülkede “Youtube’ye girmeyi bilmeyen mi var canım?” diye düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz.

Sarper çok mantıklı birşey söyledi:  Ben Mikro Kredi için sürekli Doğuyu, Güneydoğuyu geziyorum. Önce oraları bir görmeniz lazım. Bir devlet üniversitesi yurduna gidip bakmak lazım, o çocukların kaçının bilgisayarı var, kaçı torrentten bir şeyler indiriyor.

İçinde bulunduğumuz bu miyopluk beni şaşırtıyor. Keşke herkes laptoplarından hatta Mac’lerinden internete girse, gençler teknoloji kurdu olsa… Türkiye’yi anlamak için erkeklere en büyük tavsiyem askere gitmeleridir. Koğuşta yanınızda yatan adamı hatırlayın. Türkiye o, biz değiliz.

Kitlelere hitap edilecek servisler onlara göre yapılıyor – yapılmalı- bize göre değil. Eğer servisler bize göre yapılsaydı o ürün niş bir ürün olurdu, kitlesel değil.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 25 February 2010 at 08:27 Hasan Basusta
    Dün Tivibu lansmanında dikkatimi çeken bir şey vardı. Biz teknolojiyi önden takip eden kişiler herkesi kendimiz gibi sanıyoruz. Dev şirketlerin ürettiği ürünleri sadece bizim için üretildiği yanılgısı içerisindeyiz. Aşağıda isim vererek birkaç eleştiriden bahsedeceğim. Amacım tartışma başlatmak değil, düşüncelerimi söylemektir, zaten eleştiri yapanların hepsi arkadaşım.
  • 25 February 2010 at 08:31 Eren Kumcuoğlu
    İleri düzey miyopluk bunun adı. Bir sürü insan da bu hataya rahatlıkla düşüyor. Çok değinmişimdir bu konuya; http://www.erenkumcuoglu.com/2008/04/05/fonksiyonel-urunlerin-iletisim-eksigi.html , http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/16/tikirdatanlar-ve-dinleyenler.html - Eline sağlık Hasan.
  • 25 February 2010 at 08:31 meric kara
    Hele şükür. "Kim çektiyse bu reklamı" diyene de tokat gibi bir cevap olsun. O reklamı çekenler kitleyi tanıdığı için yazıyor o senaryoyu.
  • 25 February 2010 at 08:42 Elif Yılmaz
    ''Ya nasıl indiriyorlar, biz herkes torrentlerden Lostlar, Flashforwardlar indirip herkes bilgisayarlarında bunları izliyor zannediyoruz. Böyle bir dünya yok.'' Bu cümleye bayıldım. Ellerinize sağlık
  • 25 February 2010 at 08:47 cumhur onat
    sonuna kadar katıldım yazdıklarına.
  • 25 February 2010 at 08:49 sunipeyk
    Ancak burdan devam edeyim. Edeyim diyorum ama elimde rakam olmayınca , savımı bir yere oturtmam mümkün görünmüyor. Ancak sonrasında verdiğim örneği eklememişsin. Digiturk , lost u aylar sonra getirirken, son sezonda ABD den 2 gün sonra olarak lanse etmeye başladı. Bu da gösteriyor ki , bir güç var. Yoksa böyle bir çabaya girmeye gerek görmezlerdi. Ha yine derseniz ki lostu seyreden kaç kişi var. Bilemem ama, oturup saymam da, televizyon izleyen kaç kişi kalacak ilerde bu işe girişenler onu hesaplasınlar.
  • 25 February 2010 at 08:53 sunipeyk
    Ayrıca yazın kendin ile "çelişiyor", madem doğuda kaç kişinin bilgisyarı var ki diye soruyorsun ... eee tivibu yu nasıl kullanacaklar o zaman? Hadi onu geçelim kaç kişinin laptopu var? Bu hesapları ben yapmayayım, hizmet verecek marka yapsın. Madem öyle bir dünya yok, niye böyle bir servis var?
  • 25 February 2010 at 09:06 meric kara
    Öncelikle bkz: http://ff.im/gqICD. Gerçekten okuduğunu / duyduğunu tek seferde anlayan insanlar birlikte olsun ve bu özel popülasyon artsın istiyorum. Yahu adam nerede "doğuda kimsenin bilgisayarı yok" demiş? Çok uzak değil, İstanbul'da yaşayan, DİJİTAL TASARIM İLE UĞRAŞAN bir sürü arkadaşım, çevremdeki insanlar, bana gelip "Abi nasıl torrent indiriyosun, nasıl oluyor" diye soruyorlar. Bu insanların hepsinin mac'i var. At gözlüğünü çıkarın da adam gibi etrafı görmeye başlayın be artık.
  • 25 February 2010 at 09:15 Osman Üngür
    "Koğuşta yanınızda yatan adamı hatırlayın. Türkiye o, biz değiliz." Hasan abi bu cümlen bana herşeyi özetliyor..
  • 25 February 2010 at 09:20 meric kara
    Ben askerliğimi henüz yapmadım mesela Osman, ama baba tarafından 100 kadar, anne tarafından da 30 kadar kuzenim var. Bu sayede nasıl bir ülkede yaşadığımızı görmek benim için daha kolay oldu. Her düşünceden, her şekilden, her yapıdan kuzeni olunca insan daha bir kolay anlıyor olayları. Hayatını İstanbul'da başlatıp, İstanbul'da sonlandıranlar var, ve sokaktaki magandayı gördüğü zaman tiksiniyor "buraya ait değilsiniz ıyk cıyk" diyor. Oysa kendisi bu ülkeye ait değil. Ötekileştirdiği kişi aslında bu ülkenin sahibi, öteki olan kendisi. Kimse kusura bakmasın, bu hiper bilirliğiniz komik oluyor artık. Bir de hiçbir şeyden haberi olmadan "o reklamı kimler yapmış, ahahaha salak mısınız siz" demeleri yok mu, sen ne biliyorsun yahu?
  • 25 February 2010 at 09:20 aykut - webbcini
    Gerçek Türkiye malesef Mac başında iş geliştiren, fikir üreten, makale üzerine makale çıkaran bir Türkiye değil. Gerçek Türkiye ile ilgili en yakın mevzu Van'da yaşandı belki duymamış olabilirsiniz. "Van Valisi Münir Karaloğlu, ilköğretim 2. ila 8. sınıfları arasında olup okuma yazma bilmeyen 9 bin 700 öğrencinin olduğunu belirterek "Problemi olmayan çocukların tamamının mutlaka 31 Mart 2010 tarihine kadar okuma yazmaya geçirilmesini istiyoruz." şekline bir açıklama yaptı kısa bir süre önce Van'dan. İnanabiliyor musunuz halihazırda okulda okuyan öğrencilerden bahsediyoruz. Daha da vahimi bunca yıl öğretilememiş olan okuma yazmayı sayın Vali 31 Mart'a kadar öğretilmesi...şeklinde konuşuyor. Elbette asıl konu bu değil ancak bu ne kadar Türkiye gerçeği ise bir de diğer kısım var teknolojiyi yakından takip eden, eğitimli, gelir seviyesi yüksek etc..Ve bu kesim de kendisine göre taleplerini iletiyor yapılan toplantı ve söyleşilerde. Her iki taraf da kendince haklı bence. Sırf doğu'da bu ürünü kullanamayanlar var ve Türkiye...
  • 25 February 2010 at 09:43 Olcayto Cengiz
    Kendi adıma, gerekli cevabı Hasan'a verdim, konuyla ilgili düzeltmeyi yapacaktır diyorum sadece. Zira ortada ciddi bir "yanlış" var.
  • 25 February 2010 at 09:50 mehmet t. akalın
    bende düşüncelerimi buzzdan yazdım.. sonra buraya eklemeye üşendim..
  • 25 February 2010 at 09:50 Hasan Basusta
    Editi gördüm, yanlışı düzelttim: Olcayto’nun yorumunu yanlış anlamışım, yorumu başka bir cümle içinmiş. Kusura bakma Olcayto.
  • 25 February 2010 at 09:52 Özhan Yiğitler
    "Bu dünya Friendfeed, Likemind çevresinde, genellikle iyi ingilizce bilen, yüksek tahsilli çevrede. Bu çevrenin dışına çıksan…" bu lafı pek beğendim doğrusu; sahi bu yapay dünyanın dışına niye çıkamıyor halka büyük büyük teknolojik yenilikleri sunduklarını iddia eden sermayesi büyük vizyonu dar şirketler ve insanlar?
  • 25 February 2010 at 10:05 Julien
    "Türkiye’de Mac kullananların oranı nedir acaba?" demişsin. Biz sokak röportajı yaptık mac'larla ilgili, istiklalda. Kaç kişi Mac/Apple ne olduğunu bilmediğini görseniz, acayip. Çoğu kişi duyduysa da görmemiş. Windows dan Mac'a geçmiş insanlar arıyoruz, Mac kullanan 3 kişi bulduk, 50 kişi arasında.
  • 25 February 2010 at 10:25 seda irengü özmen
    Türkiye, İstanbul'dan ibaret değil... derler... İstanbul zaten içinde yüzlerce gelişmemiş köy barındırıyor.. Okuma-yazmada Van örnek verilmiş. İstanbul'da etrafı plazaların, alışveriş merkezlerinin, ultra lüks sitelerin çevrili olduğu Küçükbakkalköy'de bir ilköğretim okulundan Annem emekli oldu. Okuma-yazma bilmeyen ama 3. hatta 4. sınıfa kadar getirilmiş, 5. sınıfta temel matematik veya hayat bilgisinden yoksun öğrencilerin olduğu bir okul.
  • 25 February 2010 at 10:35 mehmet t. akalın
    @Julien :) #bilkom biraz konuya ilgi gösterse.. doğru dürüst.. yıllar sonra türkçeleştirilen web sayfaları yetmiyor görüldüğü üzere.. yada büyük mağazalarda küçük bir stand.. niye? bütçeniz mi yok yoksa zaten işler iyi mi?
  • 25 February 2010 at 10:41 Onur? Onur!
    İngilizce bilen, tahsilli, Avrupa görmüş nesilin daha dünyadan haberi yokken bu ülkede Anadolu'dan adamlar Haneke filmlerini rip edip torrent networklerine atiyorlardi. İstanbullu kesim daha sosyal ağlari keşfetmemişken, bu İstanbul'dan ibaret olmayan kesim altyazı ağlari kurmuş, birbirleriyle Divx trade ediyorlardi. Asil bu sektörün "çömezleri" İstanbullu, tahsilli kesimdir bence. Ben Tivibu gibi servislerin tutacağini ise hiç düşünmüyorum. Babam bile 60 yaşinda adam, benden önce Ustream'i keşfetmişti.
  • 25 February 2010 at 10:44 aykut - webbcini
    Haklısın @Seda burada istanbul van kıyası için vermedim o örneği. Daha iki gün önce yaşandığı için verdim. Yoksa durum gayet açık ortada.
  • 25 February 2010 at 10:55 sunipeyk
    rapidshare in Türkiye de kaçıncı olduğuna da bir bakılsın ayrıca. 16.
  • 25 February 2010 at 10:59 meric kara
    Tivibu tutmaz, ama en azından IPTV'nin mantığını tanıtır. Bir şekilde işler.
  • 25 February 2010 at 11:02 ula$ ツ
    bu olayı araştıranlar gidip ilköğretim okullarında araştırma yapsınlar, karşı komşunun 4'e giden ufak oğlu çantasında 1 tb disk götürüp getiriyor, indirdikleri film dizileri okulda paylaşım yapıyorlar :)
  • 25 February 2010 at 11:02 seda irengü özmen
    "Kişi başı veri kullanımı artışında rekor Isparta’nın oldu" http://friendfeed.com/sedaozmen/63bb0a55/erem-demircan-internette-en-yogun-saatler-20-00
  • 25 February 2010 at 11:14 Onur? Onur!
    Yahu zamanında Divxaltyazi, Divxplanet ağlarinda takilmiş adamlar çok iyi bilir. Hiç beklemeyeceğiniz adamlar birbirleriyle Yasujiro Ozu filmlerinin divxlerini trade ediyorlar. Ortaokul mezunu adam gayet, bütün gün oturup film izliyor... Hatta film izlemesini birak, asil korsan içeriğie katkiyi da o adam yapiyor. Internet sadece İstanbullu kesimi değilki, herkesi "kültürlü" yapti. Herkes bir bakimdan "tahsilli." Mac kullanmanin görmüş geçirmiş, okumuş etmiş kesim olmakla bir ilgisi yok. Böyle bir yanilgiya düşülmesin bence, Mac kullaniyorsa adam "trend" olduğundan dolayi, buna verecek parasi olduğundan dolayi kullaniyor.
  • 25 February 2010 at 11:19 Onur? Onur!
    Benim bir Divx çantam var, 90'li yillardan kalma. İçindeki bütün filmleri işte Adiyaman'dan, Malatya'dan, Mersin'den kişilerle posta yoluyla trade ederek topladim. Filmlerin yarisi sinematek filmi, şimdi bile Internet'de çok zor bulunan sanat filmleri...
  • 25 February 2010 at 11:19 meric kara
    Onur bu konuda sonuna kadar katılıyorum sana. Zaten bir yandan da ona dokunduruyorum, abicim adam grafik tasarımcı, web'e iş yapıyor ama torrent'in nasıl çalışacağını benden soruyor. Sorduğu sorular içinde "ben bu button'u yaptım ama hover ederken yamuluyor" da var, "torrent indiremiyorum, bi dosya geliyor ama 4 kilobayt, media player ile aç diyorum açamıyor" diyor. Anlatabildim mi? İnternet okur yazarlığı çok ileri seviyede değil. İstisnalar kaideyi bozmaz, okumuş yazmış adamın da bilmeyeni var, cahilin cühelanın da bilmeyeni var. İnternet üzerinden veri transferi apayrı bir olgu. Gerçekten.
  • 25 February 2010 at 11:35 Onur? Onur!
    Meriç, doğru. Yani Anadolu'daki adam için "bu anlamaz" demek çok yüzeysel. Tivibu gibi servisler, okumuş/tahsilli ve Internet'in nimetlerinden çok zaman sonra haberi olan birisi için belki kullanişli olabilir; ama o ötekileştirilen, "Türkiye'nin gerçek yüzü" denilen kesime sorsan belki senden benden çok önce izlemiştir Üç Renk filmini. Internet'in nasil bir "kültür zonklamasi" yarattiği ortada...
  • 25 February 2010 at 11:38 meric kara
    Abi zaten onu diyorum, burada "ötekileştirilen" değil öteki olan, biziz.
  • 25 February 2010 at 11:46 Özhan Yiğitler
    sanıyorum ihaleyi alıp futbol gibi kitleyi ezen bir içerikle piyasaya giriş yapabilseydi, bugün bu konuları konuşmuyor olacaktık gibi geliyor bana; bu "teknolocik" girişimin bu kadar dar bir içerikle sınırlı kalması çok üzücü..:-)
  • 25 February 2010 at 11:48 Onur? Onur!
    Meriç, abi bilemiyorum böyle bir "öteki" kavrami da kaldi mi artik... Bu kadar heterojen bir toplum olduğumuzu zannetmiyorum, "şunlar kullanir", "bunlar kullanmaz", "şunlar anlar", "bunlar anlamaz" bana eski bir görüş olarak geliyor. Kim öteki bilemiyorum. Bana sadece kiyafetler farkli gibi gözüküyor :D ve tek bildiğim Türk Internet kullanicisi Internet servislerine para vermez :) Haa ama, Özhan'in dediği doğru mesela. Ayda 1 TL'ye tüm maçlari gösterseler, o zaman olay bitermiş.
  • 25 February 2010 at 11:59 Anıl
    Mac alacak para var, bir filmin DVD'sini almak yerine torrent.Eğer film izliyorsan, filmlere değer veriyorsun demektir.Emeğe saygı gösterip, orijinal DVD alıp, film yapanlara destek olmak yerine neden torrent?Edit:fyerli filmler için söyledim.
  • 25 February 2010 at 12:22 Zafer Emecan
    Neden torrent? Şöyle ki; bir filmin ederi bellidir, her dvd ortalama aynı fiyata satılır. Ben film izlemek istediğimde gider bir DVD alırım kapağına, konusuna, hatta fragmanına bakarak. Filmi izledikten sonra da derim ki; "berbat bir filmmiş, verdiğim paraya yazık". Ama bazen öyle filmler denk gelir ki; "çok iyiydi, bir daha izlemem lazım bunu" dedirtir insana. Kısacası, film/albüm eğer üzerinde yazılı etiketi hakediyorsa parasını verip izlerim. Peki, hak etmeyen filmler? İzlediğim filmin "ihtiyacımı karşılama" garantisi var mı? Çok subjektif bir konu bu. Filmi indirir torrentten izlerim, eğer beğenirsem gider orjinal DVD'sini alırım. Dolandırılmaya hiç niyetim yok. (Özellikle yerli filmler için söylüyorum)
  • 25 February 2010 at 12:25 Zafer Emecan
    Mesela gidip 2012 filminin DVD'sini mi alsaydım? Torrent imkanı olmasa gidip saf saf o filme bir ton para bayılacak, izledikten sonra da küfürü basacaktım yönetene, oynayana, senariste, tanıtana... Peki ben ne yaptım? Gidip torrentten "divx" versiyonunu indirdim, izledim, öeeehh deyip yarısında kapattım, sildim attım. Parama yazık değil mi yahu?
  • 25 February 2010 at 12:27 meric kara
    Değil! Sen beğensen de beğenmesen de o filmin yapılması için İNSANlar emek harcıyor! "Parama yazık değil mi" küstahlığını gösterecek kadar İNSAN değilsen, yazık parana. Canım benim, ah yazık.
  • 25 February 2010 at 12:40 Zafer Emecan
    Allah allaaah, film karpuz mu ki iyisini kötüsünü seçelim? Altı üstü bir ürün bu, ve "denemeden almam". Herkes emek veriyor işine. Adam gibi film yapsınlar, izleyelim. Bunun nesi küstahlık? oyunculuk boktan, senaryo yerlerde sürünüyor, görüntü kalitesi rezalet ötesi ve ben buna para ödeyeceğim. Niçin? Emek verildi diye. Vermeyin kardeşim emek memek.
  • 25 February 2010 at 12:52 Onur? Onur!
    Tuten çok acımasızsın :) O zaman tadını beğenmediğin yemeğe de para vermemelisin. Sıkıyosa tabi...
  • 25 February 2010 at 12:53 Zafer Emecan
    Öyle zaten, tadını beğenmediğim yemeğe de para vermiyorum. Geri gönderip yenisini istiyorum. Siz zorla da olsa yemeye mi çalışıyorsunuz? Çok ısrar ederlerse bir daha o mekana gitmiyorum. Tanıdığım herkesi de uyarıyorum gitmemeleri için.
  • 25 February 2010 at 12:57 Onur? Onur!
    O kadarda değil. Tadını beğenmiyorsan bile parasını vermek durumundasın. Sen Çin yemeği beğenmiyorsun diye, tüm Çinlileri aptal yerine koyamazsın değil mi? Sonuçta, üretici senin o yemeği beğenip beğenmeyeceğini bilemez; bu senin damak zevkindir.
  • 25 February 2010 at 12:59 Zafer Emecan
    Film üreticileri zaten yeterince aptal yerine koyuyor izleyiciyi. Hazırlanan fragmana "kanıp" filme gidiyorsun (veya alıyorsun), ama fragmanla alakasız bir şey çıkıyor ortaya. Artık maymun gözünü açtı, eskisi gibi her şeyi kakalayamazlar insanlara. İnternetten indirir izlerim, beğenirsem gider alırım. Adam olsunlar, "satın almaya değer" film yapsınlar.
  • 25 February 2010 at 13:04 Onur? Onur!
    Peki dediğin gibi olursa, hiçbir yapımcı para kazanamazsa, sinema endüstrisi diye bir şey kalır mı? Oturur hepimiz "Moral Bozukluğu ve 31" gibi bağımsız yapımları izler dururuz, değil mi? Burada kimse torrenti -senin zannettiğin bir boyutta- desteklemiyor. Copyright konusunda bazı hakların var, bazı hakların yok. BT ağlarını savunan kişiler senin bu "bilmediğin hakların yüzünden" mağdur olmana karşı çıkıyorlar; ama üreticinin de bir takım hakları var, bunlara da senin saygı duyman gerekiyor.
  • 25 February 2010 at 13:08 Anıl
    @Tuten Set Amon, "Mesela gidip 2012 filminin DVD'sini mi alsaydım?" Hayır.Bu gibi filmler zaten çok kısa sürede değerini yitiriyor.Ama yerli filmler pek öyle değil bence.Mesela Vavien, Kıskanmak, Ejder Kapanı.Bu filmleri hiç izlemedim.Vavien ve Ejder Kapanı filmlerinin DVD'leri alnımaya değer, Kıskanmak filmi biraz düşündürüyor ama filmin yönetmeni Zeki Demirkubuz olunca bence bu film de alınmaya değer.
  • 25 February 2010 at 13:09 Zafer Emecan
    O zaman üretici "zamana ayak uyduracak". Ne bileyim, sitesine filmin düşük çözünürlüklü (320x240), bazı bölümleri kesilmiş ve ses kalitesi düşük bir versiyonunu koyar, isteyen filmi o haliyle izler, beğenirse satın alır veya sinemada izlemeye gider. Ama bu çakallar ne yapıyor? Filmin en güzel yerlerini toplayıp fragman adı altında aldatıcı bir kısa filmle izleyiciyi çekmeye çalışıyorlar. Ama hala 50 yıl önceki alışkanlıklarını sürdürme derdinde "sektör"...
  • 25 February 2010 at 13:10 Serbay Arda Ayzit
    Hasan muhteşem yazmışsın, eline sağlık. o kadar haklısınki, Ben de askere gittiğimde iyice farketmiştim bunu, içimizden hangisi ismail yk arıyor ama ismail yk aramalarının neredeyse fenerbahçe galatasaray aramalarını geçtiğini göstermiştim. Peki bu kitlenin kaçının mac'i var, torrent indiriyor. İnternet kafelere bakmak yeterli bence. Eline sağlık tekrar
  • 25 February 2010 at 13:11 Can Sungur
    facebook, facebook, bu kızı orda buldum... çok güzel bir yazı olmuş
  • 25 February 2010 at 13:11 ozan
    Çok doğru yazmışsın ellerine sağlık. Askerde bulundugum zamanda bende sudan çıkmış balığa dönmüştüm. Miyop uz dediğin gibi. Gitmeden, görmeden "diğerlerinin" ne durumda olduğunu bilemeyiz. Yatırımlar yapılıyor iyi bir servis çıkıyor (bize göre),düşünüyoruzki oo bütün Türkiyeye hayırlı olsun. Kime olsun,kimin haberi varki?
  • 25 February 2010 at 13:50 Koray Erdal
    Paylaşım bambaşka bir kavram bana kalırsa. Hele ki paylaşımın sadece İstanbul ve çevresinde olduğunu düşünmek çok büyük yanılgı. DC++ kullananlar hatırlar. Bir sürü üniversitenin grupları, türk filmleri, yabancı, sanat vs. diye onlarca kanal vardı. 24 saat PC'ler kapanmadan, genelde çekirdek ve 2 lt coca cola ikilisiyle; durmadan film seyreden bir üniversite topluluğuna şahit oldum. Bunun batısı, doğusu yok. Ama bu servisin tutup tutmamasını şimdiden netleştirmek olmaz bana kalırsa. Sonuçta bir çok ipek örtülü ve içinde Max Payne 2, GTA 4 Kurtlar Vadisi Pack yüklü PC, "ikinci bir TV" olayına dönüşecek.
  • 27 February 2010 at 12:04 cagatayozturk
    onur?!'a katılıyorum.
  • 27 February 2010 at 12:07 cagatayozturk
    bir de hasan'a katılmıyorum. bu kadar yatırım yapıp sadece tek bir platformu hedeflemek çok çok yanlış, çok yarım...
  • 11 March 2010 at 14:34 Dedegi
    "Koğuşta yanınızda yatan adamı hatırlayın. Türkiye o, biz değiliz." Doğru bir tespit.Kuşadası-Güzelçamlı,yaşadığım yerdeki Türkiye gerçeği tespitlerim inanılmaz.Bir başka Türkiye,bir başka Türk insanı gerçeğini artık kabıllenmemiz gerekiyor.Onların arzu,beğeni ve isteklerini göz ardı etmemeliyiz.Sonuçta onlar çoğunlukta ve gelişen,değişen bu yeni dünya ve Türkiye'de kendilerinin de kaale alınmalarını istiyorlar.Hepsi bu...

Add a comment on FriendFeed




5 Yorum

webohaŞubat 25th, 2010 11:27

Çok güzel yorumda bulunmuşsun. Bence de Türkiye’yi kendi çevremiz gibi görmek çok büyük yanlış olur. Bir örnek de ben vereyim: Turkcell’in Recep İvedik karakterli reklamları çok eleştirildi ama Turkcell 35 milyon kullanıcısı ile nasıl bir hedef kitleye satış yaptığını çok iyi biliyor. O yüzden Recep İvedik çok iyi bir karakter reklam için.
Yalnız bazı şeyleri gördükçe ben bile şaşırıyorum. Tekstil işi ile uğraşan abim var ve kendisi mail bile göndermeyi bilmiyor. O derece uzak teknolojiden. Geçenlerde ziyaretime geldi ve dediki köyüme bir bakayım saldıran olmuş mu? Ne köyü dedim Travian oynuyormuş. İngilizcesi bile yok. Siteye girmek için google’da tr yazıyor gelen sonuçtan giriyor :)
Neyse demek istediğim hedef kitleyi iyi analiz etmek lazım. Eğer hedefiniz tüm Türkiye ise Recep İvedikleri düşünmek lazım :) Not: Türkiye’nin en çok izlenen ilk 10 filminde 2 recep ivedik filmi var.

İbrahim UzunŞubat 25th, 2010 11:56

Asker yorumunu çok beğendim. Eline sağlık Hasan abi.

Ali MuratŞubat 25th, 2010 15:58

güzel bir yazı olmuş, tebrikler

Hasan Sabri Kayaoglu-Aka DedegiMart 11th, 2010 16:38

“Koğuşta yanınızda yatan adamı hatırlayın. Türkiye o, biz değiliz.” Doğru bir tespit.Kuşadası-Güzelçamlı,yaşadığım yerdeki Türkiye gereçeği tespitlerim inanılmaz.Bir başka Türkiye,bir başka Türk insanı gerçeğini artık kabıllenmemiz gerekiyor.Onların arzu,beğeni ve isteklerini göz ardı etmemeliyiz.Sonuçta onlar çoğunlukta ve gelişen,değişen bu yeni dünya ve Türkiye’de kendilerinin de kaale alınmalarını istiyorlar.Hepsi bu…

sametMart 16th, 2010 21:57

Bu yazıyı herkesin okuması gerekiyor. Çok güzel bir yorum bence. Ama yinede tivibu Mac’te çalışsaydı iyi olurdu.

Yorum Yapın

Mesajınız